Rasim Öztekin kimdir?

Türk tiyatrosunun önemli geleneği kavuğun eski sahibi Rasim Öztekin nasıl bir kişiliği ve hayatı vardı? Gelin birlikte bakalım...

GİRİŞ 09.03.2021 14:50 GÜNCELLEME 10.03.2021 14:23 KAYNAK HABER7
Bu Habere 2 Yorum Yapılmış

1959'un İstanbul'unda dünyaya gelen Rasim Öztekin, Galatasaray Lisesinden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulunu bitirdi. Daha sonra üniversite eğitimine devam etmedi.

Sahne hayatında ilk tecrübelerini İstanbul Akademik Sanatçılar Topluluğu ve Kadıköy Halk Eğitim Merkezi ve Nöbetçi Tiyatro’daki amatör çalışmalarıyla edindi. Ferhan Şensoy'un Ortaoyuncular topluluğunda profesyonel tiyatro oyunculuğuna başladı.

1992'den 95'e kadar televizyonlarda şov programları yaptı. 1994'te Gani Müjde ve Yılmaz Erdoğan'ın yazdığı "2071'de Türkiye" adlı müzikali sahneye koyup oynadı. Tiyatronun yanı sıra, sinema ve dizi filmlerde de rol alan sanatçı, özellikle son dönemde TRT1'in sevilen dizisi Seksenler'de canlandırdığı karakterle çok sevildi.

Öztekin, başarılarla dolu sanat hayatından sonra 2016'da Kel Hasan Efendi'nin kavuğunu Ferhan Şensoy'dan aldı. 20 Eylül 2020'de kavuğu sağlık sorunları nedeniyle Şevket Çoruh'a devretti.

Öztekin'in sağlığındaki bozulma 2009'a dayanıyor. Yeni yılın ilk günlerinde Boş Gezen ve Kalfası oyununu oynarken sahnede kalbinden rahatsızlanan sanatçının kalbine pil takıldı. Birçok kronik hastalığı da olan sanatçı, "Kronik hastalıklar koleksiyoneri" olduğunu söyleyerek "kalp yetmezliği, şeker, ve KOAH" gibi sağlık sorunları olduğunu belirtmişti. Öztekin, bu hastalıklar yüzünden koronavirüs sürecinde de evden çıkmama kararı aldığını, "Sağlık Bakanı 'Bu iş bitmiştir' diyene kadar ben evdeyim" sözleriyle açıklamıştı.

Usta tiyatrocu, kavuğu aldıktan sonra sağlık sorunları yüzünden tiyatroya devam edememesinin kendisini nasıl etkilediğini şöyle anlatmıştı:

"Kavuğun yeni sahibi olarak canlı performans yani tiyatro yapamamak bende acayip bir duygusal boşluk yarattı. Yani bu kelimelerle tanımlayabileceğim bir duygu değil. Verdiğim bazı röportajlarda durumu anlatmama rağmen olayın bu yönü tamamen es geçildi."

Rasim Öztekin'in en bilinen filmlerinden biri, ustası Ferhan Şensoy'un yazdığı, Mert Baykal'ın yönettiği Pardon. Kült filmler arasında yer alan Pardon'da Ferhan Şensoy’a çok başarılı bir şekilde eşlik eden Rasim Öztekin, oyunculuğuyla büyük beğeni toplamıştı.

Öztekin'in sükse yaptığı rollerden biri de Cem Yılmaz'ın yazıp yönettiği Gora'daki Bob Marley Faruk.

Usta oyuncu, son olarak TRT1'in sevilen dizisi Seksenler'de Fehmi Baba karakterine hayat vermişti. Türk aile yapısını en güzel yansıtan dizilerden biri olan Seksenler'de sert mizaçlı ama bir o kadar da duygusal baba rolünü oynayan Rasim Öztekin, izleyicilerin adeta aileden kabul ettiği biri gibiydi.

Her filmde birbirinden farklı karakterleri canlandıran Rasim Öztekin, bu çeşitliliği seviyordu, izleyicinin de sevdiğini düşünüyordu. Öztekin, farklı rollerin iç dünyasını yansıttığını da söylüyordu.

Kavuktan sonra 'tembellikten kurtuldum' diyen Öztekin, Ayvalık'ta kurduğu Rasim Öztekin Tiyatro Atölyesi'nde yeni ustalar yetiştirmek için gençlere tiyatro eğitimi veriyordu.

Rasim Öztekin, oyunculuğunun yanında gazetelerde kısa bir süre köşe yazarlığı da yaptı. Gazetecilik okumayı yarıda bırakan Rasim Öztekin, okulda verilen eğitimden şikayetçiydi. Usta sanatçı HT Pazar'dan Ece Ulusum'a verdiği röportajında şunları söylemişti:

Okulun en önemli dersi stenografiydi. Hocaya diyorum ki: “Yeni bir şey icat etti Japonlar. Düğmeye basıyorsunuz, o sesi kaydediyor. Sonra da siz onu dinliyorsunuz.” Sürekli beni dersten kovuyordu. Herif de haklı, stenografi kalksa adam aç kalacak. Her yıl aynı ders vardı. Fotoğrafçılık dersi vardı, her derste karanlık odaya sadece 2 kişi girebiliyordu. Bütün yıl o odaya girmeyi beklerdik. Ben hiç beceremedim girmeyi. Allah’tan karanlık odaya kalmadık. Hâlâ o ders vardır.

Yemek yapmayı ve yemeyi çok seven Öztekin, yemek programı hayalini de şöyle anlatmıştı:

Yemek olayı benim için gerçekten keyifli bir şey. Terapi gibi. Setten yorgun argın geliyorum eve, yemek yapıyorum. Eşim “Bırak yorgunsun” diyor, ben de “Yok, ben o sırada dinleniyorum” diyorum. Yemesinden de keyif alıyorum. Yemek benim için karın doyurmadan öte. Yemek benim için bir karnaval, seremoni. Allah aratmasın o ayrı bir şey ama tadını sevmediğim bir şeyi aç da olsam yemem. O da benim şımarıklığım yani.

Yemek programı konusunda idolüm Gérard Depardieu. Onun bir programı var, Avrupa’yı geziyor. Öyle bir program yapmak isterim. Gezerek yemek... Eninde sonunda da yapacağım. Ancak Gérard Depardieu sadece yiyici olarak o programda bulunuyor. Yanında şef var, o anlatıyor. En sevdiğim yemek programıysa İki Obur İtalyan. Onlara bayılıyorum yav, hastasıyım. Amacım tam onlarınki gibi program yapmak.

Biz bir ara bunu İlker (Ayrık) ile yapmaya kalkıştık. Hâlâ o bir projemiz olarak da duruyor. Çekişebilecek, birbirini iyi tanıyan iki kişi olması gerek. Ben hep “Keşke Erol Günaydın ile yapabilseydik” derim. Gerçekten çok eğlenirdik herhalde. Ama ikinci kişi için bir sürü alternatif bulunabilir.

Kalp krizi geçiren Rasim Öztekin, tedavi gördüğü hastanede 8 Mart 2021’de hayatını kaybetti.

Seksenler dizisinin senaristi Birol Güven, Rasim Öztekin'in vefatından 20 dakika önce kendisine gönderdiği mesajı ve şiiri paylaştı. Öztekin mesajında, "Günaydın patron. Umarım iyisindir. Pazar günü için güzel bir şiir gönderiyorum, biraz nostalji... Seksenler'de de kullanılabilir" diyor.

ETİKETLER
rasim öztekin
YAZDIR
YORUMLAR 2
  • sezayi 1 ay önce Şikayet Et
    halk adamı.susarkende anlatan tarafını koyan insandı.sessiz çığlıklarını ben seyrederken işitirdim.sessiz çığlık .
    Cevapla
  • FARUK CAVPOLAT 2 hafta önce Şikayet Et
    dini inacı neydi merak ediyorum
    Cevapla