'Türk müziğine frak giydiren adam' Münir Nurettin Selçuk kimdir?

“Türk müziğine frak giydiren adam” olarak anılan Münir Nurettin Selçuk, 1900 yılında İstanbul Sarıyer’de dünyaya geldi. Farklı kaynaklarda doğum yılı 1899, 1901 ve 1902 olarak da belirtiliyor. Selçuk, ilkokulu Beyazıt İbtida-i Mektebi'nde okuduktan sonra Soğukçeşme Askeri Rüştiyesi'nde, ardından Kadıköy Sultanisi'nde öğrenim gördü.

'Türk müziğine frak giydiren adam' Münir Nurettin Selçuk kimdir?
'Türk müziğine frak giydiren adam' Münir Nurettin Selçuk kimdir?
GİRİŞ 19.02.2021 15:19 GÜNCELLEME 20.02.2021 16:02 KAYNAK HABER7

Sesinin güzelliği henüz 10 yaşında fark edildi. 15 yaşındayken Kadıköy’deki Darülfeyzi Musiki Mektebi’nde üç yıl eğitim aldıktan sonra, bu heyetle ilk konserine çıktı. Girdiği sınavda elde ettiği başarıyla Darülelhan adıyla anılan İstanbul Belediyesi Konservatuvarına girmeye hak kazandı.

Ailesi ziraat eğitimi almasını istiyordu. 1917’de Macaristan’a gitti ancak eğitimini tamamlamadan döndü ve müzik çalışmalarına ağırlık verdi. Selçuk, gazeteci Zeki Türel’e verdiği röportajında, "Hayatımda başka hiçbir meslek seçmeyi aklıma getirmedim. Düşünün bir kere, beni Macaristan'a ziraat tahsiline göndermişlerdi. Bu tahsilde iken Türk musikisi yüzünden kitabın yaprağını açamadım" ifadelerini kullanmıştı.

İLK SOLO KONSER

Musiki çalışmalarına yönelen sanatçı, 1923’te askerlik hizmetini teğmen rütbesiyle Muzika-i Hümayun’da müezzin olarak yaptı. Cumhuriyet ilan edilince aynı rütbeyle Ankara’daki "Riyaset-i Cumhur İncesaz Heyeti"ne dahil olan sanatçı, Atatürk’ün maiyetinde bulundu. Sanatçı, 1926’da Atatürk’ten izin alarak heyetten ayrıldı ve İstanbul’a döndü.

İstanbul’da Sahibinin Sesi Plak Şirketi’yle anlaşma yaptı. Daha sonra musiki bilgisini artırmak için 1928’te Paris’e gitti, bir yıl kaldı. Paris Konservatuvarında şan, piyano ve solfej dersleri aldı.

1928’de Fransız tiyatrosunda tek başına konser verdi. O tarihe kadar görülmemiş bir biçim ve programla konser veren Selçuk’un performansı büyük yankı uyandırdı ve “Münir Nurettin ekolü” duyulmaya başladı.

Selçuk, aynı yıl Enise Hanım’la evlendi. Eşi 1966’da vefat etti. Selçuk’un bu evliliğinden kızı Meral, Şehime Erton’la evliliğinden ise oğulları Timur ve Selim dünyaya geldi.

DÖNÜM NOKTASI OLAN KONSER

Münir Nurettin Selçuk, 1930’da Beyoğlu’ndaki Fransız Tiyatrosu’nda ilk solo konserini verdi. Bu konser, Türk musiki konser tarihinde bir dönem noktası oldu. Usta sanatçılar Tanburi Mesut Cemil, kemençeci Ruşen Ferit, udi Nevres, kanuni Artaki ve kemani Nubar’ın refakatinde sahneye çıkan Selçuk frak giydi, ayakta ve yepyeni bir üslupla konser disiplini içerisinde mikrofonsuz olarak şarkılarını söyledi. Bu konser, musikiye saygı ve ciddiyet getiren yeni bir ekolün doğuşu olarak kabul edildi.

Konserin dinleyicilerinden biri olan ünlü romancı Peyami Safa, Münir Nurettin Selçuk’un bu yepyeni performansını öve öve bitirememiş ve bu gencin ileride çok önemli işler yapacağının altını çizmişti.

1942’de Belediye Konservatuvarı İcra Heyetine giren usta sanatçı, ertesi yıl buradan ayrıldı. İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Konservatuvarında repertuvar dersleri de veren sanatçı, farklı formlarda 100’den fazla esere imza attı.

1953’te İstanbul Radyosu’nda müşavirlik göreviyle İcra Heyeti Başkanı görevlerini üstlendi.

FARKLI STİLİ İLGİ GÖRDÜ

Selçuk, 1953'te İstanbul Radyosu'nda müşavirlik göreviyle İcra Heyeti Başkanı görevlerini üstlendi.

Solo konserleriyle Türk müziğinde çığır açan sanatçı, tek başına halkın karşısına çıkmasının yanı sıra farklı stiliyle de büyük ilgi gördü.

Mevlana, Fuzuli, Nedim, Ahmet Paşa, Şeyh Galip, Ziya Paşa, Süleyman Nazif, Tevfik Fikret, Vecdi Bingöl, Yahya Kemal Beyatlı, Faruk Nafiz Çamlıbel, Behçet Kemal Çağlar, Necdet Atılgan, Munis Faik Ozansoy, Cahit Sıtkı Tarancı, Ümit Yaşar Oğuzcan, İsmet Bozdağ, Refik Ahmet Sevengil gibi ünlü şairlerin şiirlerini besteleyen Selçuk, yurt dışında da çok sayıda konser verdi.

"ALLAH'IN CENNETİ" VE "KAHVECİ GÜZELİ" FİLMLERİNDE OYNADI

Hemen hemen bütün beste şekillerindeki eserleri okuyabilen bir yorumcu olan sanatçı, özel dersleriyle birçok genç kuşak sanatçının yetişmesine katkıda bulundu.

Muhsin Ertuğrul'un ilk müzikal film denemesi olan 1939 yapımı "Allah'ın Cenneti" filminde de rol alan sanatçı, yine Ertuğrul'un 1941 yapımı "Kahveci Güzeli" filminde de oynadı. Sanatçı, Kahveci Güzeli'nde Sadettin Kaynak'ın bestelediği "Ela Gözlerini Sevdiğim Dilber", "Aşığım Baharın Yeşil Gözüne", "Zeynebim Uçtu Gitti", "Garibiz, Gurbet Bize Artık Bir Sıla Oldu", "Çoban Kızı" ve "Yad Eller Aldı Beni" eserlerini yorumladı.

Birçok Mısır filminin müziklerini de besteleyen sanatçı, 27 Nisan 1981'de Nişantaşı'ndaki evinde hayatını kaybetti ve Aşiyan Mezarlığı'na defnedildi.

Sanatçının bazı besteleri şöyle:

"Beni Kör Kuyularda Merdivensiz Bıraktın", "Kalamış", "Aziz İstanbul (Güfte: Yahya Kemal Beyatlı)", "Söyle Sevgili", "Gül Yüzünde Göreli Zülf-i Semen-say Gönül", "Safa-yı Metle Parıldasın Camımız", "Hülyama Doğan Son Güneşim", "Son Hevesimde", "Varalım Kuy-ı Dilaraya Gönül Hu Diyerek", "Bir Söz Dedi Canan ki Keramet Var İçinde", "Rindlerin Akşamı (Dönülmez Akşamın Ufkundayız) (Güfte: Yahya Kemal Beyatlı)", "Ne Doğan Güne Hükmüm Geçer Ne Halden Anlayan Bulunur", "Endülüs’te Raks", "Sessiz Gemi", "Rindlerin Ölümü", "Sen Şarkı Söylediğin Zaman", "Dumanlı Başları Göklere Ermiş", "Yedi Renk Üstüne Hareli Dağlar."

ETİKETLER
biyografi kim kimdir
YAZDIR
YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL